top of page
  • Yazarın fotoğrafıPsikolog Sibel Bora

DAHA İYİ ANNE BABA OLMAK İSTER MİSİNİZ?

Güncelleme tarihi: 24 Şub 2022

Her çocuğun temelde üç önemli gereksinimi olduğunu düşünüyorum: Koşulsuz sevgi, ihtiyaçların zamanında ve yeterli olarak karşılanması, bir de disiplin. Anne baba olarak çocuklarınızı çok sevseniz bile bu üç ayaktan biri olmadığında aslında çocuğunuzu ihmal etmiş oluyorsunuz. Bu ihmalin içinde çocuğunuzla yeterli iletişim kuramama, sevginizi göstermeme, çocuğunuzu doğru biçimde onaylamama, davranışlarına sınır koymama ve her istediğini yapmak da yer almakta. Ailelere disiplin kurmaktan bahsederken genelde bu sözcüğün onlarda korkunç, katı ve sert bir tutumu akla getirdiğini görüyorum. Oysa disiplin kararlı ve tutarlı olmaktır. Disiplin sözcüğünün kökeni “disciplina” sözcüğüne dayanır ve bu da Latince’de öğretmek, öğrenmek, talimat vermek anlamına gelir. Disiplin kesinlikle çocuğa vurmak, azarlamak, sert cezalar vermek demek değildir. Disiplin, çocuğunuzun hayat yolculuğunda gelişim seviyesine uygun olarak ona rehberlik etmek, bilmediklerini öğretmek ve bunu yaparken de ilkeli davranmaktır bana kalırsa. Bu yüzden çocuğunuzu doğru disiplin yöntemiyle büyütmeniz ruhsal gelişimi açısından çok önemlidir.

İyi Anne Babalık Öğrenilir…

Ebeveynlerin büyük kısmı çocuk sahibi olduklarında anne babalığın doğal olarak geliştiğini düşünüyorlar. Oysa bu doğru değildir. Nasıl ki hepimiz mesleklerimizi, görevlerimizi, işlerimizi daha iyi yapabilmek amacıyla eğitim görüyoruz, aslında ebeveynlik de öğrenilmesi gereken, geliştirilebilen bir alandır. Bir çocuğu dünyaya getirmeden önce başlamalıdır bu öğrenme ve gelişme süreci. Arabamızla trafiğe çıkmadan önce bir süre hazırlık yapıyoruz değil mi? Önce ehliyet kursuna gidiyoruz, kursta gördüğümüz derslere çalışıyoruz, sınava giriyoruz, uygulamalar yapıyoruz ve tüm bunların sonucunda başarılı olursak ehliyet alabiliyoruz. Direksiyona oturunca bir süre bocalıyoruz, bol bol pratik yaparak gittikçe ustalaşıyoruz. Yani bir arabayı kullanmak için bile maddi manevi emek harcıyoruz. Oysa bir insan yavrusunu yetiştirmek için kendimizi ne kadar eğitiyoruz, ne kadar bilinçleniyoruz? Henüz yapmadıysanız geç kalmış sayılmazsınız, nereden başlarsanız başlayın ebeveynliğinizi iyileştirmek, geliştirmek her zaman mümkündür. Yeter ki bir adım atmaya karar verin. Şu an bu yazıyı buraya kadar okumuş olmanız bile bu adımı attığınızı gösteriyor, bu kıymetli adım için sizi kutlarım!

İyi Anne Babalar Çocuklarının Her İsteğine Boyun Eğmezler…

Günümüz ebeveynlerinin neredeyse çocuğun denetimi altına girdiğini görüyoruz. Ebeveynler çocuklarının “mutlu olması” için çok büyük çaba sarf ediyorlar. Bu amaçla da çocuklarının her istediğini yaparak, yeter ki ağlamasın, üzülmesin diye düşünerek hareket ediyorlar. Çoğunlukla da “Zamanında benim yoktu onun olsun, benim çektiğim sıkıntıları o çekmesin.” Ş



eklinde düşünerek hiçbir sınır koymuyorlar. Oysa sizi bugünlere getiren çektiğiniz sıkıtılar öyle değil mi? Hiç kimsenin kişiliği kolayı yaşayarak gelişmez. Kişilik; emek sarf ederek, sorunların üstesinden gelmeyi öğrenerek, kaygı, korku, üzüntü, mutsuzluk gibi duygulara da bedenimizde alan açıp bunlarla baş etmeyi öğrenerek gelişir. Anne babaların sürekli “aferin, süpersin, harikasın, aslan oğlum, prenses kızım” demeleriyle değil. Prof. Dr. Acar Baltaş’ın çok sevdiğim sözünü hatırlatmak isterim: “Potansiyel baskı altında cevhere dönüşür ve bunun sonucunda da mücevher ortaya çıkar.” Öte yandan eğer evde anne baba yerine her daim çocuğun dediği oluyorsa çocuk kendini güçlü hisseder ama güvende hissetmez, korumasız hisseder. Bu durum da çocukta kaygı oluşturabilir ve çeşitli davranışlarla bu kaygısını dışa vurur.

Çocuklarımız en değerli varlıklarımız, elbette ki onların mutlu olmalarını isteriz. Bunu da doğru disiplin yöntemlerini bilmediğimizden, onların her istediklerini yaparak yerine getirmeye çalışırız. Fakat bu çocuğa gerçekçi bir dünya sunmamaktır. Biz anne baba olarak kendimizi, çocuğumuzun mutluluğuna adamayı seçmiş olabiliriz. Ancak her istediğini yaparak ona iyilik değil kötülük etmiş oluruz. Çocuk sadece bizimle değil, başka insanlarla da iletişim kuracak. Evde her istediği yapılan çocuk, başka ortamlarda hatta yetişkinlikte bile her istediğinin başkaları tarafından yapılmasını bekleyecek ve sonucunda hayal kırıklığına uğrayacaktır. Çocuklar küçükken istekleri de küçüktür ve bunları karşılamak kolay olabilir. (şeker, çikolata, oyuncak vb.) Fakat büyüdükçe istekleri de büyüyecek ve belki bunları karşılamakta zorlanacaksınız. Diyelim ki maddi istekleri yine de karşılayabiliyorsunuz. Ya manevi istekleri? İstediği mesleği, başarıyı, evliliği ona verebilecek misiniz? Her istekleri anne babaları tarafından karşılanmış çocuklar bu durumla nasıl baş edecekler? Sıradan bir oyunda bile kaybetmeye tahammül edemezken, ilişkisinde reddedilmeyi nasıl hazmedecek? Hayal kırıklıkları, özgüvensizlik ve anne babalarına öfke duyarak! Çocuğunuzu gerçek dünyaya hazırlayarak büyütüyor musunuz?

45 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


Yazı: Blog2_Post
bottom of page