top of page
  • Yazarın fotoğrafıPsikolog Sibel Bora

ANNE SÜTÜ MUCİZESİ

Bir memelinin tükettiği ilk gıda olan anne sütü hakkında neler biliyoruz? Mesela anne sütü çeşitlilik gösterir mi? İçinde ne kadar yağ, karbonhidrat ve protein vardır, hacmi ne kadardır? Amerikalı araştırmacı antropolog Hinde, bu soruların cevaplarını bulabilmek için, sütleri insan sütüne en çok benzeyen ve insanlardan 4 kat hızlı büyüyen maymunlarla çalışıyor. 1980’li yıllarda yapılan araştırmalar sütün ortalama bileşenlerinin Londra’daki veya Gambia’daki insan topluluklarında değişiklik göstermediğini söylüyordu. Kadınlardaki sütün oldukça standart olduğu düşünülüyordu. Ancak Hinde, böyle olmadığını yaptığı araştırmalarla kanıtlamış oldu. Araştırmacı Hinde, maymunları sağarak elde ettiği sütleri laboratuvarda inceleyerek sütte şaşırtıcı bir örüntü fark ediyor. Erkek yavruların sütünün daha zengin ve enerji açısından daha yoğun olduğu görülüyor. Yani anneler kızları ya da oğulları olduğunda biyolojik olarak farklı sütler üretiyorlar. Bir diğer bulgu da, dişiler için üretilen sütteki kalsiyum fosfor oranının daha yüksek olduğu. Bu çok mantıklı, çünkü kalsiyum fosfor oranının kemik gelişimi için çok önemli olduğu biliniyor. Kız çocuklarının iskelet gelişimi, erkeklere göre daha hızlıdır çünkü dişiler yetişkinliğe erkeklerden daha çabuk erişir.

Araştırmacı aynı deneyi ineklerle de tekrarlıyor ve 1,5 milyonun üzerinde inekle çalışıyor. Üretilen süt miktarının dişi ya da erkek yavru doğurmayla ilgili olup olmadığına bakıyor. Görülüyor ki inekler, dişi yavru doğduktan sonra erkek yavruya kıyasla daha fazla süt üretiyorlar. Ayrıca 112.000 ineği inceleyerek ilk gebelikte dişi yavru doğurmanın hem ilk hem de ikinci doğumlardaki süt miktarını arttırdığı bulunuyor. Bu farklar sadece ineklerde yok. Kız çocuk etkisinin, insanların emzirmesi üzerinde de etkili olduğuna dair kanıtlar var. Meme bezlerinin her yeni bebekte, daha çok süt üretme becerisinin bulunması, ilk bebeğini emzirmekte zorlanan annelerin sonraki bebeklerinde daha başarılı olabileceklerini gösteriyor.

Sütün kişiye özel olma şekillerinden biri, zamanla değişme şeklidir. Anne, sıradan bir gün içerisinde farklı deneyimler yaşadığında bunun etkilerini sütte görebiliriz. Yağ, protein, karbonhidrat, su oranı ve sütün toplam hacmi değişir. Bebek huysuzlandığında ve emzirme düzeni değiştiğinde üretilen süt de etkilenir. Annenin bedeni bebeğin bir hastalıkla mücadele ettiğini gördüğünde kendi bağışıklık sistemi, süte karışacak antikorların üretimini arttırır. Böylece bebek virüslerle savaşabilir. Ayrıca anne sütünün içinde annenin bedeninden aktarılan hormonlar bulunur. Bunun bebekle anne arasındaki iletişimi sağlayan, bebeğin metabolizmasını, beyinsel ve davranışsal gelişimini etkileyen önemli bir sinyal olduğu düşünülüyor. Bu şekilde süt, bebeğin ihtiyaçlarına cevap veren fizyolojik bir diyalog işlevi görüyor. Gerçekten mucizevi değil mi?



13 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


Yazı: Blog2_Post
bottom of page