top of page
  • Yazarın fotoğrafıPsikolog Sibel Bora

ANNE OLMADIĞIN İÇİN ANLAYAMAZSIN!

Siz de bu cümleyi birilerine söylediniz veya birilerinden işittiniz mi?

Hayatta herkesin geçtiği yollar farklı ve biricik. Hiç kimsenin hayatı bir diğeriyle tıpatıp benzer değil. Birini anlamak için o kişinin hayatının aynısını yaşayamayacağımıza, geçtiği yolların aynısından geçemeyeceğimize göre belki bu noktada “anlaşılmak” üzerine bakış açımızı farklılaştırmamız yerinde olur. Yani bir ötekini anlamak, onunla empati kurabilmek için illa da onun koşullarını, acılarını, mutluluklarını yaşamamıza gerek yok. Aksi halde biz psikologlar hiçbir danışanımıza iyi gelemezdik. Yetişkin bir insan beyni gelişmiş bir beyindir ve ayna nöronları sayesinde karşısındakinin duygularını anlayabilmesi mümkün olur. Bu açıdan bakınca “Anne olmadığın için anlayamazsın, patron olmadığın için bir şirketi yönetmek ne demek bilemezsin.” gibi cümleler oldukça önyargılı geliyor kulağa. Bazen böyle bir cümlenin kullanılması, kişinin sahip olduklarını ön plana çıkarma amacı da içeriyor. “Anne olmadığın için anlayamazsın” dendiğinde kişi kendini karşısındakinden otomatik olarak üst bir yerde konumlandırmış oluyor. Karşısındaki kişi belki ilişkilerinde problem yaşıyor, belki evlenmek istiyor ama evlenemiyor, belki çocuğu olsun istiyor ama olmuyor. Tam bu noktada “anne olmadığın için anlayamazsın” denmesi “Bak ben evliyim, bir eşim var, bir çocuğum var yani senden birkaç adım öndeyim, senin sahip olmadığın şeylere sahibim, o yüzden sen beni anlayamazsın.” demek oluyor.

Herkesin birbirine böyle söylediğini bir düşünsenize: “Doktor olmadığın için anlayamazsın.” “Avrupa’da yaşamadığın için anlayamazsın.” “Akademisyen olmadığın için anlayamazsın.” Herkes kendinde olanı bu cümlelerle ön plana çıkarıp karşısındakine söylese nasıl olurdu?

Bu cümleleri pek duymuyoruz, duysak da yadırgarız. Ama annelik üzerinden kurulan böyle bir cümleyi duyduğumuzda eğreti durduğunu çok da fark etmiyoruz. Çünkü anneliği kutsal ve ulaşılacak bir mertebe olarak görüyoruz. O yüzden de karşımızdakinin anne olmadığını, henüz o mertebeye ulaşmadığını (ve belki de hiçbir zaman ulaşamayacağını) yüzüne vurabiliriz! Bunda bir sorun yok! Anne olmadığın için beni anlayamazsın derken karşımızdakinin ne hissettiğini anlamaktan fersah fersah uzaklaştığımızın farkında mıyız acaba?

Öte yandan, “Anne olmadığın için anlayamazsın.” demekle çocuğa yapılan yanlış davranışlar meşrulaştırılıyor ve kişiler davranışlarının sorumluluğunu almaktan uzaklaşıyor. Buna bir örnek vereyim: 2 çocuklu, yorgun ve uykusuz kalmış, bu yüzden çocuklarına tahammülsüzleşmiş, gün içinde çocuklarına çokça bağıran bir anne düşünelim. Ve bu anne karşısındaki kişiye “2 çocuklu hayat çok zor anne olmadığın için anlayamazsın” demiş olsun. Bu cümlenin meali şu: “Çocuklarıma bağırmakta haklıyım ve sen bunu anlayamazsın.” Böyle söyleyerek anne, çocuklarına bağırmasını meşrulaştırmış oluyor. Onun yerinde olan her annenin çocuklarına bağıracağını, başka bir ihtimalin mümkün olmadığını ve bunda haklı olduğunu varsayıyor. Dışarıdan bakan ve bu davranışın yanlış olduğunu söyleyen biri olursa da onu anne olmadığı için anlayamayacağıyla püskürtüyor. Halbuki 2 çocuklu bir hayatın onun için zor olacağı zaten belliydi ama bu durum onun seçimiydi, çocukların değil. “Şu aralar çok yorgunum, uykusuzum ama bu benimle ilgili ve çocuklara bağırmamalıydım.” dese davranışının sorumluluğunu üstlenmiş olacak.

Bazen karşıdaki kişinin anne olmaması tüm bu dinamikleri görebilmek, objektif olabilmek ve anneye destek olabilmek açısından daha iyi bile olabilir. Aksi halde karşıdaki anne de “Ah evet çocuklar insanı çileden çıkarıyor.” diyecek ve bu iki anne birbirlerini anlayacak ama o zaman da “Annelik işte ne yapılsa mübahtır.” şeklinde bakılacak belki de olaya. Halbuki çocuklar sizi çileden çıkarmaz, siz çileden çıkarsınız. Bu ayrımın farkına varıldığında davranışın sorumluluğunu da üstlenmek mümkün olur.

Son söz: Birini anlamaya niyet etmiş herkes karşısındakini anlayabilir, en azından çabalar ki bu çok kıymetli. Belki de soru şu: Siz gerçekten anlaşılmak istiyor musunuz?


30 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


Yazı: Blog2_Post
bottom of page